Bir Sonraki Blog Bir Önceki Blog

Öğle Saatleri Hissedilen Açlık Krizleriyle Baş Etmenin Yolları

Öğle Saatleri Hissedilen Açlık Krizleriyle Baş Etmenin Yolları

Pek çoğumuzun gün içerisinde en sık karşılaştığı durumlardan biri de öğle saatleri veya sonrasında hissedilen açlık krizleridir. Dengeli bir şekilde beslenmeyen bünye, kanda düşen glikoz seviyesi sebebiyle açlık hissini tetikler. Bununla beraber gelen yorgunluk ve uyku hali ise çalışma hayatı ve verimliliği olumsuz yönde etkiler. Kısa bir süre öncesinde öğle yemeği yenmesine rağmen hissedilen bu açlık durumunu gidermek için kişi çoğunlukla tatlı veya karbonhidrat içeren ürünlere yönelir. Bu şekilde sağlıksız ve yüksek karbonhidrat içerikli bir beslenme şekli uzun vadede kilo artışı, kardiyovasküler hastalıklar ve diyabetin oluşmasına zemin hazırlar.

Kan şekeriniz düşüp de dalgalanmalar başladığı noktada açlık krizlerine ek olarak aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçını hissedebilirsiniz:

- Sık sık esneme ve/veya uykulu hissetme

- Kaslarda sızlama veya zayıflık hissi

- Karbonhidrat tüketme isteği

- Baş ağrısı

- Görme duyunuzda hafif değişimler

- Aşırı yorgunluk

Altta yatan başka bir fizyolojik sebep yoksa beslenme şeklinizi ve günlük hayattaki bazı alışkanlıklarınızı değiştirerek bu belirtilerden ve dolayısıyla açlık ataklarından kurtulabilirsiniz. Aşağıda sıraladığımız önerileri uygulayarak sağlıklı yaşamak adına büyük adımlar atabilirsiniz.




Protein tüketmeye önem ver.

Vücudun temel ihtiyaçlarından biri olan protein aynı zamanda tok tutma özelliği ile dengeli beslenmenin de yapı taşlarındandır. Kahvaltı veya öğle yemeğinde tüketeceğiniz yumurta, peynir, kırmızı et, baklagil gibi protein kaynakları uzun süre tok kalmanızı sağlayacağından açlık krizlerini de engelleyecektir. Özellikle öğle yemeklerinde diyet olduğu düşünülüp salatayla öğünü geçiştirmek sık yapılan hatalardan biridir. Salataya yapılacak protein takviyesiyle o öğünden alacağınız verim çok daha fazladır.

Karbonhidratlardan ve şekerden uzak dur.

Hızlıca doymak için tüketilen beyaz ekmek ve türevi karbonhidratlar kan şekerinizi dalgalandırıp kısa sürede tekrar açlık hissine sebep olacaktır. Şeker ve şekerli ürünler de aynı hissi yaratmaktadır. Bu ürünleri hayatınızdan çıkarmak sadece öğle saatlerindeki yorgunluğunuzu önlemeyecek ama aynı zamanda yağ yakımınız hızlandıracak, sağlıklı kilo vermeye yardımcı olacak ve gelecekte ortaya çıkabilecek bazı kronik hastalıkların önüne geçecektir.

Bol su iç.

Su içmenin ne kadar önemli bir yaşam kaynağı olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Yaşamsal bir ihtiyaç olmasının yanı sıra gün içerisinde susuz kaldığımız anlarda beynimiz vücudu aç hissedip yine bizi sağlıksız yiyeceklere yönlendirebilir. Bunun önüne geçmek için sık sık su içmekte fayda var. Su içmeyi çok sevmiyorsanız içine taze nane, çubuk tarçın, salatalık veya limon dilimi atmayı deneyebilirsiniz.

Ara öğün yapmayı ihmal etme.


Doyurucu ve protein ağırlıklı ana öğünlerinize ek olarak gün içerisinde 1 veya 2 defa ara öğün tüketerek sürekli aç hissetme halinin ve kan şekeri düşüklüğünün önüne geçin. Yulaf ezmesi, granola, kuru meyve, sağlıklı yağlar ve lif içeren kabuklu yemişler (ceviz, badem, kaju fıstığı gibi), taze meyveler tüketmek açlık krizlerinizi bastırırken sağlıklı bir şekilde kilo vermenize de destek olur. Örneğin Unibble’ın granolalarını ve Raw Energy Mix veya Antioxidant Trail Mix gibi kuru yemiş karışımlarını deneyebilirsiniz.

Tam tahıllı seçeneklere öncelik ver.

Beyaz un içeren ürünler dengeli ve sağlıklı bir beslenmede tavsiye edilmiyorsa da ekmek yeme ihtiyacı hissettiğinizde tam tahıllı alternatiflere yönelmelisiniz. Tam tahıllı unların sindirimi beyaz unlara göre daha yavaş olduğundan açlık krizlerini önlüyor. Böylece kan şekeriniz de dengelenmiş oluyor.

Güneş ışığından faydalan.

Kapalı bir alanda çalışıyor olsanız dahi güneşli havalarda 10-15 dakika dışarıda vakit geçirmek için fırsat yaratın. Öğle saatlerinde faydalanacağınız güneş ışığı sayesinde D vitamini depolayabilirsiniz. D vitamini eksikliğinde oluşacak yorgunluk, uykusuzluk, eklem ağrıları gibi problemler sizi yanlış bir beslenme şekline itebilir. Açık havada alacağınız küçük molaların büyük olumlu etkileri olacaktır.

Hareketli yaşama geç.

Oturarak çalışmanızı gerektiren bir işiniz varsa sık ve sağlıksız yemek kaçınılmaz olabiliyor. Genellikle de tercih karbonhidratlı ürünlerden yana oluyor ne yazık ki. Bunun önüne geçmek için belirli aralıklarda egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Dışarı çıkamıyorsanız bile ofis çalışanları için oluşturulmuş esneme hareketleri ve benzer egzersizleri araştırıp uygulayabilirsiniz.

Kendine vakit ayır.

Yoğun iş temposu sırasında en çok ihmal ettiklerimizden biri de genellikle kendimiz oluyoruz. İşler ne kadar birikirse biriksin mola vermediğiniz sürece verimliliğinizin artması pek mümkün değil. Gün içerisinde ara ara işten uzaklaştığınız molalar vermek sizi sağlıksız bir şekilde atıştırmaktan da uzaklaştıracaktır. Faydalı bulduğunuz bir yazıyı okumak, sevdiğiniz müzikleri dinleyin, bulmaca çözün veya sadece oturup gözlerinizi dinlendirin. Stresten uzaklaşmak her zaman iyi gelecektir.